Muhasebe Hizmeti

  1. sevalsenturk
  2. Makale
  3. Perşembe, 21 Mart 2019
  4.  Bülten Üyeliği
Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Gelir vergisi kanununda, tam mükellefiyet ve dar mükellefiyet olmak üzere iki çeşit mükellefiyet vardır. Kanunda ki maddeler de belirtildiği üzere bu iki mükellefiyet türünün vergilendirme sisteminde farklılıklar bulunmaktadır. Öncelikle kanundaki yerlerine göz atacak olursak tam mükellefler için GVK Madde 3,4 ve 5 şu şekilde;

Tam Mükellefler

Madde 3 – Aşağıda yazılı gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler:

1. Türkiye'de yerleşmiş olanlar;
2. Resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese,teşekkül ve
teşebbüslerin işleri dolayısiyle yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları (Bu gibilerden, bulundukları memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısiyle Gelir Vergisine veya benzeri bir vergiye tabi tutulmuş bulunanlar, mezkür kazanç ve iratları üzerinden ayrıca vergilendirilmezler.)

Bu madde de demek istenen kişi Türkiye de yerleşmiş olmalı ve eğer çalıştığı işletme merkezi Türkiye de ama bağlı bir işletme nedeniyle yurt dışında oturmak zorunda ise bu kimseler tam mükellef sayılır. Yurt dışında vergilendirilmiş iseler tekrar vergilendirilmezler.

Türkiye'de yerleşme:

Madde 4 – Aşağıda yazılı kimseler Türkiye'de yerleşmiş sayılır:

1. İkametgahı Türkiye'de bulunanlar (İkametgah,Kanunu Medeninin 19 uncu ve mütaakıp maddelerinde yazılı olan yerlerdir);
2. Bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (Geçici ayrılmalar Türkiye'de oturma süresini kesmez.)

Kanun maddesi çok açık kişinin tam mükellef şartını sağlaması için ikametgahı Türkiye de olmalı ve aynı yıl içinde 6 aydan fazla o adreste oturmalı Farklı yıllar toplamı 6 aydan fazla olsa bile 6 ay sartı sağlanmış olmaz. Örneğin; Kişi 2017 yılının Ağustos ayında Türkiye ye yerleşmiş olsun ve 2018 Nisan ayında ülkesine dönüş yapsa da bir takvim yılı içinde olmadığı için 6 ay şartı sağlanmış olmaz.

Yerleşme sayılmayan haller:

Madde 5 – Aşağıda yazılı yabancılar memlekette altı aydan fazla kalsalar dahi, Türkiye'de yerleşmiş sayılmazlar:

1. Belli ve geçici görev veya iş için Türkiye'ye gelen iş, ilim ve fen adamları, uzmanlar, memurlar, basın ve yayın muhabirleri ve durumları bunlara benziyen diğer kimselerle tahsil veya tedavi veya istirahat veya seyahat maksadiyle gelenler;
2. Tutukluk, hükümlülük veya hastalık gibi elde olmıyan sebeplerle Türkiye'de alıkonulmuş veya kalmış olanlar.

5. madde de anlatılmak istenen Türkiye de 6 aydan fazla kalınsa bile eğer kişi yukarda ki sebeplerden ötürü Türkiye de kalmış ise yerleşmiş sayılmaz.

Dar Mükellefler için GVK 6. maddede derki;

Madde 6 – Türkiyede yerleşmiş olmayan gerçek kişiler sadece Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilirler.

Tam mükelleflerin hem Türkiye’de hem de Türkiye dışında elde ettikleri gelirleri dar mükelleflerin ise sadece Türkiye’de elde ettikleri gelirleri vergilendirilme kapsamına girmektedir. Dar mükelleflerin yurt dışında elde ettikleri kazançları vergilendirilmemektedir. Bu kazançlar, esas olarak dar mükelleflerin ikametgahlarının bulunduğu ülke tarafından vergilendirilmektedir. Böylece kanun koyucu çifte vergilendirilmeyi önlemeye çalışmaktadır.

Dar mükellefler, genellikle yabancı uyruklu olan kimselerdir. Ancak Yabancı ülke vatandaşları eğer 6 aydan fazla Türkiye' de ikamet ediyorsa Türkiye' de yerleşmiş sayılır ve tam mükellefiyet esasına göre vergilendirilerek Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri tüm kazançları beyan ederler, yani tam mükellefiyet esaslarına tabi olurlar. Örnekleyecek olursak, Fransa vatandaşı olmasına rağmen Türkiye’de yerleşmiş ve hizmet veya ticaret sektöründe faaliyet gösteren bir yabancı, tam mükelleflerle ilgili maddelere tabi olacak ve tam mükellef olarak vergisini ödeyecektir. Aynı şekilde “çalışma veya oturma izni alarak, altı aydan fazla bir süredir yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının da Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratları bakımından dar mükellefiyet esasına göre vergilendirilmesi gerekmektedir. Bu düzenleme ile, Türkiye’de ikametgâhı olan ve yurt dışında çalışan Türk işçileri, orada sağladıkları kazançları Türkiye’de beyan etmedikleri gibi, Türkiye’de sağladıkları bazı gelirleri beyan etme yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Bu kişilerden kesin dönüş yaparak Türkiye’ye yerleşenler ile bir takvim yılı içinde altı aydan daha fazla süreyle Türkiye’de oturanlar ise tam mükellefiyet esasında vergiye tabi olacaklardır.
Bu açıklamalar doğrultusunda tam mükellef ve dar mükellef ayırımında esas alınan temel kriterin tabiiyet kriteri değil “Türkiye’de yerleşme” kriteri olduğunu görülmektedir.

Yabacı Kişilerin mükellefiyet tesisi için bir kaç önemli husustan kısaca bahsedelim.

Yabancı ülke vatandaşı tarafından açılmak istenen bir mükellefiyetin diğer açılışlardan pek bir farkı yoktur.Öncelikle yabancı kimlik numarasına sahip olunması, pasaporta tercüme yaptırılması, ayrıca e devlet şifresi alınması şart. Yabancı kimlik numarasını edinmiş yabancı uyruklu bir kişi, devletin sisteminde görünebilir olduğundan, takibi kolaylaşıyor. İşletme açılışlarında, vergi dairesi tarafından istenen imza sirküleri için noterler, pasaport tercümesi isteyebilir. Açılış işlemlerine başlamadan önce yapılması gereken işlemlerden bir diğeri; e-devlet şifresinin alınmış olunması.Bu şifrenin alınması Sosyal Güvenlik Kurumu’ nda yapılacak işlemler için önemlidir. Ayrıca işyeri açacak yabancı uyruklu bir vatandaşın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ ndan çalışma izni alması gerekiyor. Çalışma izni olmadan çalışan bir işyeri, mühürlenebilir.

Seval ŞENTÜRK
Yanıt
Yanıt verilmedi!


Bu iletiye yanıt yazılmamış!
İlk yazan siz olun!
Misafir
Yanıtınız
Dosya & görsel >> gif,jpg,png,jpeg,zip,rar,pdf türleri desteklenir!
• Ekle • Sil Maks. >> 1 MB
Bu detayları yalnızca moderatör görüp yanıtlayabilir!
Güvenlik Kodu
Lütfen kodu