Muhasebe Hizmeti

  1. sevalsenturk
  2. Makale
  3. Cumartesi, 29 Haziran 2019
  4.  Bülten Üyeliği
Daha önceki yazımızda gelir vergisi mükellefleri açısından kanunen kabul edilmeyen giderleri açıklamıştık, devamı olarak bu yazımızda da kurumlar vergisi mükelleflerini ilgilendiren kısmını kaleme alacağız.

Şirket sahiplerinin ya da yöneticilerinin hakim olması gereken konulardan birisi de işletmenin hangi harcamalarının gider olarak gösterilebileceği ve hangilerinin gösterilemeyeceği konusudur. Hem doğru bir gelir-gider yönetimi için hem de ticari kazancınızı tespit edebilmek açısından hangi giderlerin kazançtan düşebilir olduğunu ve hangilerinin vergi matrahının tespitinde kazançtan düşülemeyeceğini bilmek çok önemlidir. Ticari kazancın elde edilmesiyle ilişkili olmayan, işletme sahibinin ve ortaklarının veya yöneticilerinin şahsi ve ailevi harcamaları, işletme yöneticilerinin kusurlarından dolayı ödenen tazminatlar, cezalar, gecikme zamları ve faizler kanunen kabul edilmeyen gider olup safi kazancın tespitinde gider olarak indirim yapılamaz.

Bunun açıklaması kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen ödemeler giderler, Kurumlar Vergisi Kanununun 11. maddesinde belirtilmiştir. Ancak kanunen kabul edilmeyen giderler bunlardan ibaret değildir. Diğer kanunlarda yer alana hükümlerden doğan kanunen kabul edilmeyen giderler de yer almaktadır.

1) Kurumlar Vergisi Kanununun 11. Maddesine Göre İndirilemeyecek Giderler

1. Öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler.

KVK’nın 11/1-a bendi hükmü uyarınca, öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler safi kurum kazancının tespit edilmesinde indirilemez. Öz sermaye, aktif toplamı ile borçlar arasındaki fark demektir. Faiz, niteliği gereği münhasıran işletmenin kullandığı yabancı kaynaklara yürütülmesi gereken bir gider kalemidir. Bu nedenle, kurumların öz sermaye üzerinden hissedar ve ortaklarına faiz ödemesi halinde bu faizler, kanunen kabul edilmeyen giderler arasında yer alacak ve kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılamayacaktır. Açıkcası, öz sermaye üzerinden ödenen faizlerin gider olarak kabul edilmemesi, kurum ortaklarının koydukları sermayenin, getirilerinin kar payı dışında bir isim verilerek, kurum içinde vergilendirilmeden ortaklara dağıtılmasına engel olmak içindir. Bir başka deyişle, kurum ortaklarının koydukları sermaye için hesaplanan faizler, ortaklara yapılan kar dağıtımı olarak kabul edilir. Her ne şekilde olursa olsun, sermaye veya öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizlerin Kurumlar Vergisi matrahından indirim konusu yapılması mümkün değildir. Diyelim ki faiz yürütüldü ve gider yazıldı, kurum matrahının tespitinde bu faizler kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınır.

2. Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler.

KVK’nın 12/1 maddesi hükmü gereğince; kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak elde edilen işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılır. KVK’nın 11/1-b maddesi hükmü gereğince, örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkı gibi giderler safi kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınamazlar.

3. Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Olarak Dağıtılan Kazançlar.

KVK’nın 13/1 maddesi hükmü gereğince; kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılır. Alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve icraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11/1-c bendinde ise transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların kurum kazancının tespitinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu düzenlemeyle amaçlanan vergiye tabi kazancın örtülü yollarla dağıtılıp kurum bünyesinde yapılacak vergilendirmenin kapsamı dışına çıkarılmasının önlenmesidir.

4. Her ne şekilde olursa olsun ayrılan ihtiyat akçeleri.

Yedek akçeler, işletme bünyesinde oluşan kârın çeşitli sebeplerle dağıtılmayıp işletmede alıkonulan kısmıdır. İleride ortaya çıkabilecek finansal sorunları karşılamak, mali bünyeyi yeterli sağlamlıkta tutmak amacını taşımakla birlikte, ihtiyatlar kazancın elde edilmesi ile değil elde edilmiş kazancın dağıtımı ile ilgilidir. Bu özellikleri ile yedek akçelerin kurum kazancından indirilmesi mümkün değildir.

5. KVK’na göre hesaplanan Kurumlar Vergisi ile her türlü para cezaları, vergi cezaları ve AATUHK hükümlerine göre ödenen cezalar, gecikme zamları ve faizler.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11/1-d bendi hükmü uyarınca aşağıdaki ödemeler kurum kazancının tespitinde indirilebilecek gider olarak dikkate alınamaz;

- Hesaplanan kurumlar vergisi,
- Her türlü para cezaları ile vergi cezaları,
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ödenen cezalar, gecikme zamları ve faizler,
- Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ödenen gecikme faizleri.
Diğer yandan, VUK hükümlerine göre ödenen pişmanlık zammı ile 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tecil edilen vergilere ilişkin olarak ödenen tecil faizlerinin de gider olarak dikkate alınabilmesi mümkün bulunmamaktadır.

6. İhraç Edilen Menkul Kıymetlerin İtibari Değerinin Altında Satışından Doğan Zararlar ve Pazarlama Komisyonları.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11/1-e bendi hükmü uyarınca, kanunlarla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak tespit edilen hadler saklı kalmak kaydıyla, menkul kıymetlerin itibari değerlerinin altında ihracından doğan zararlar ile bu menkul kıymetlere ilişkin olarak ödenen komisyonlar ve benzeri her türlü giderler kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilemez.

7. İşletmenin Esas Faaliyet Konusu İle İlgili Olmayan Deniz ve Hava Taşıtlarının Giderleri ve Amortismanları.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11/1-f bendi hükmüne göre; kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan yat, kotra, tekne, sürat teknesi gibi motorlu deniz taşıtları ile uçak ve helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ile amortismanlarının kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilmesi mümkün değildir

8. Kurumun Kendisinin, Ortaklarının, Yöneticilerinin ve Çalışanlarının Suçlarından Doğan Tazminatlar.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11/1-g bendine göre; sözleşmelerde cezai şart konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddi ve manevi zarar tazminat giderleri kurum kazancının tespiti açısından kanunen kabul edilmeyen gider niteliğindedir. Dolayısıyla sözleşmelerde cezai şart olarak konulan tazminatlar ticari faaliyet nedeniyle ödenen tazminat niteliğinde olduğundan kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilir.

9. Basın yoluyla işlenen fiillerden veya radyo ve televizyon yayınlarından doğacak maddi ve manevi zararlardan dolayı ödenen tazminat giderleri.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11/1-h bendi hükmü uyarınca, basın yoluyla işlenen fiillerden veya radyo ve televizyon yayınlarından doğan maddi ve manevi zararlardan dolayı ödenen tazminat giderleri kanunen kabul edilmeyen gider mahiyetindedir

10. Kurumlar Vergisinden İstisna Kazançlara İlişkin Giderler.

KVK’nın 5’inci maddesinin son fıkrası hükmüne göre, iştirak hissesi alımıyla ilgili finansman giderleri hariç olmak üzere kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlara ilişkin giderlerin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerden doğan zararların kurum kazancından indirilmesi mümkün değildir.

Not: Her türlü alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan ve reklam giderlerinin tamamı artık indirim konusu yapılabilir. Cumhurbaşkanı bu oranı % 100'e kadar artırmaya veya sıfıra kadar indirmeye yetkilidir.

Diğer Kanunlarda Yer Alan Hükümler

a. Mükelleflerin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesapladıkları Katma Değer Vergisi ile indirilecek Katma Değer Vergisi'ni gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak indiremeyecekleri, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 58. maddesinde hüküm altına alınmıştır.

b. Motorlu Taşıtlar Vergisi : Kanunu'nun 14. maddesinde, ticari maksatla kullanılan uçak ve helikopter ile taşıt kiralama faaliyeti ile uğraşan işletmelerin bu amaçla kiraya verdikleri taşıtlar hariç olmak üzere, bu kanunun I, III ve IV sayılı tarifelerinde yer alan taşıtlardan alınan ( örneğin; otomobil, motosiklet, uçak, helikopter vb. ) motorlu taşıtlar vergisi ve cezalar ile gecikme zamları, gelir ve kurumlar vergileri matrahının tespitinde gider olarak kabul edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Buna rağmen II sayılı tarifede yer alan minibüs, panelvan, otobüs, kamyon, kamyonet vb. ait motorlu taşıtlar vergileri ise gider olarak kabul edilir.

c. Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 80. maddesinin üçüncü fıkrasına göre "SSK.'na ödenmemiş olan primler gelir ve kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider yazılamaz." Bu nedenle SGK. Primlerinin gider yazılabilmesi için bu primlerin tahakkuku yeterli olmayıp mutlak suretle fiilen ödenmiş olması gerekmektedir. Fiilen ödenmiş olması çok önemli. Ancak, Aralık ayına ait primlerin kanuni süresi olan izleyen yılın ocak ayı içinde ödenmesi durumunda gelir ve kurumlar vergisi uygulaması açısından gider olarak kabul edilecektir.

d. Kıdem tazminatları için ayrılan karşılıklar, gider yazılamayacaktır. Kıdem tazminatı için karşılık ayrılması durumunda da bu tutar dönem matrahına ilave edilecek, sadece dönem içinde fiilen ödenen kıdem tazminatları gider yazılabilecektir.

6-) Kanunen Kabul Edilmeyen Gider Niteliğinde Olan Diğer Giderler

Gelir Vergisi Kanunu'nun 41. maddesinde sayılmamasına karşın, aşağıda sayılan bazı giderlerin ticari kazancın tespitinde hâsılattan indirilmesi mümkün değildir.

1. Çalınma, kaybolma ve dolandırıcılık nedenleriyle doğan zararlar,
2. Vadeli çekler için hesaplanan reeskontlar ile mevcut borç senetlerini reeskonta tabi tutmayıp, buna karşın alacak senetlerinin reeskonta tabi tutan kurumların hesapladıkları reeskontlar,
3. İşletmede çalışan personelin ölümü durumunda ailesi ve çocuklarına kanuni zorunluluk olmaksızın verilen yardımlar,
4. Faaliyet konusuyla ilgili olsa da, kurulması veya kayıt olunmasında yasal bir zorunluluk bulunmayan, tamamen gönüllülük esasına dayanan dernek veya birliklere ödenen masrafa katılma payları,
5. Yasal olarak azami had belirlenmiş giderlerde belirlenen hadleri aşan kısım (azami oranının üzerindeki herhangi bir oranda ayrılan amortismanlar, Gelir Vergisi Kanunu'nun 40/8. maddesinde hüküm altına alınan haddin üstünde ödenen sendika aidatları gibi,
6. Kanunen yasaklanmış faaliyetlerin yapılmasından kaynaklanan giderler, rüşvet, yasa dışı örgütlere yapılan bağış ve yardımlar gibi,
7. Maliyet olarak dikkate alınması gereken harcamaların doğrudan gider yazılması,
8. Dönemsellik ilkesi gereği cari yıl haricindeki geçmiş veya gelecek yıllara ait giderler,
9. Siyasi partilere ve Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 14/6. maddesi kapsamına girmeyen diğer gerçek ve tüzel kişilere yapılan bağışlar,
10.Kanunlarda düzenlenen özel haller hariç olmak üzere belgelendirilemeyen giderler,
11.Nedeni bulunamayan sayım ve tesellüm noksanları,
12.Vergi Usul Kanunu'nda düzenlenmemiş bulunan karşılıklar,

Sonuç olarak bilindiği üzere, tahakkuk ettirilen vergi, mali kar (vergi matrahı) üzerinden hesaplanmaktadır. Vergi matrahının doğru olarak tespit edilebilmesi, ticari kazançtan indirimi mümkün olan veya olmayan giderlerin doğru olarak tespit edilmesine bağlıdır.

Ticari kazancın elde edilmesi veya idame ettirilmesiyle ilgisi olmayan, gider niteliği taşımayan, kazanç elde etmek amacıyla yapılmayan, kazancın elde edildiği dönemle ilgili olmayan, işletmenin iş hacmi ile orantılı olmayan, işletme sahibi ve ortakları veya yöneticilerinin kusurlarından kaynaklanan ödemeler, gider olarak indirim yapılamaz. VUK’ unu açısından geçerli bir vesika ile belgelendirilemeyen ödemeler de kanunen kabul edilmeyen gider olup, Mali karın tespitinde ilave olarak dikkate alınmalıdır.

Seval ŞENTÜRK
Yanıt
Yanıt verilmedi!


Bu iletiye yanıt yazılmamış!
İlk yazan siz olun!
Misafir
Yanıtınız
Dosya & görsel >> gif,jpg,png,jpeg,zip,rar,pdf türleri desteklenir!
• Ekle • Sil Maks. >> 1 MB
Bu detayları yalnızca moderatör görüp yanıtlayabilir!
Güvenlik Kodu
Lütfen kodu